Bir Sayfa Seçin

YENGEÇ SEPETİ

Mar 22, 2019 | Gündem

Written by Kendimle

In

Yengeç Sepeti olarak da bilinen Yengeç zihniyeti, “Eğer ben yapamıyorsam, sen de yapamazsın” ifadesiyle en yalın şekilde tanımlanmış bir düşünce şeklidir. Aslında bu metafor, yengeçlerin bir kovaya sıkışıp kaldıklarında belirtilen bir davranış biçimini ifade eder. Herhangi bir yengeç tek başına kolayca kaçabilse de, toplu olduklarında kaçma teşebbüsleri diğer yengeçler tarafından kovanın içine çekilmek suretiyle engelleniyor ve bu da grubun toplu ölümünü sağlıyor. Buna Yengeç Sepeti Sendromu deniyor. Toplum hayatı da aynı bu şekilde işliyor. Eğer yakınımızda bir şeyleri başarmak üzere bir bireye yakınsak onu hayatın o en derin bataklığına çekmek suretiyle başarısızlığından gizli bir zevk alıyoruz. Sanıyorum bu durumu en iyi açıklayan duygu durumu kıskançlık oluyor. Ne hikmetse tesadüfün iğne deliği yengeç burcu da sanıyorum bu kovadaki yengeç sendromdan en fazla etkilenen burç olmuşa benziyor. Mutluluğun paylaşıldıkça arttığı aynı zamanda mutsuzluğunda paylaşıldıkça bir şekilde arttığı ve bir yerden sonra agresifleştiği bir gerçektir. Pesimist insanların sürekli karalar bağlaması ve bir şeylerin iyi yanlarını göremeyen ya da görmek istemeyenler diğerlerinin mutsuzluğundan mı haz alıyor?

Aslında, kovadaki yengeç sendromunu sadece iş dünyasında değil, bireysel ve sosyal hayatta da etkilerini görüyoruz; mesela evlilik hayatında sorunları olan birinin etrafında ki bekar bireyleri evlenmesi için ikna etmeye çalışması. Ya da asosyal birinin diğer insanları yalnız olmaya itecek davranışta bulunmaları ya da onlarında mutsuz oluşlarıyla kendilerinin mutsuzluklarını azalttığını, sanıyor olmaları psikolojik olarak rahatlamalarını sağlıyor, sanırım. Yani mutsuzlukta eşitlediğini sanıyor kendisini. 

Bu Sendromu ilk okuduğumda aklıma bir dönem çocukların hatta yetişkinlerin bile izlediği Sünger Bob çizgi dizisinde ki Bay Yengeç karakterini hatırlattı. Sürekli çok para kazanma hırsıyla başkasının başarısızlıkları üzerine kurduğu iş hayatı ve sonunda hep hüsrana uğradığında, yine başkasının kaybıyla kendini rahatlatan ve aynı zamanda son derece bir cimri çizgi karakter. Çocuklara nasıl bir örnek teşkil ettiği konusunda geyiklere sarmayacağım. Çocukların ahlaklarını ya da psikolojilerini bozan sürüyle sebep varken. Bu durum İngilizcede bir deyim halini bile almış. 

Şöyle ki; Crab Mentality: If I can not have it; neither can you” Türkçe’si “Eğer ben sahip olamıyorsam sende sahip olamassın.” anlamındadır.

“İnsan, en çok vakit geçirdiği 5 kişinin ortalamasıdır.”  diyor Jim Rohn fakat bu dediği Türkiye için geçerli bir durum değil. Düşünsenize 5 kişi bir arada durabilen var mı ki, ya corona ya siyasi ayrışmalardan kimse öyle kimsenin yanında duramaz. Şakadan da olsa kimse kimsenin yanında duramaz.

Alakalı Makaleler

Alakalı

YÜRÜYEN ÖLÜLER

YÜRÜYEN ÖLÜLER

Yatırıldığı akıl hastanesinde ölü olduğuna inanan ve bu nedenle de yemek yemeyen ve hiç bir yaşamsal faaliyete katılmayan bir akıl hastası, tüm uzman psikiyatristlerce girişilen her çabaya rağmen, ölü olmadığı konusunda bir türlü ikna edilememiş. Hastanın bu...

GÜNDEM KAOSU

GÜNDEM KAOSU

Gündem dediğimizde aklımıza, rutin bir günde bir toplantıda önemli olan konuların göz önüne alınması gelir.

YENİ BİR İŞ KURMAK

YENİ BİR İŞ KURMAK

Yeni Bir İş Kurmak için hangi sektörden başlayacağını şaşırmış bir milletin efradıyız.

Pin It on Pinterest

Shares
Share This