Your SEO optimized title page contents

RASHOMON

filminin konusu: Biri oduncu, diğeri Budist Rahibi sonuncusu da Katil olan üç adam bardaktan boşanırcasına yağan yağmurdan kaçarak, bir şehir kapısı “Roshomon” nın altına sığınırlar ve burada cinayet ve ırza geçme

PHILOSOPHY OF A KNIFE

Tüylerinizi diken diken edecek film belgesel karışımı philosophy-of-a-knife tarihi bir olay olan ünlü Japon 731. Birim hakkındadır.

PAPILLON

Sanat0 Comments GERÇEK  BİR HİKAYEDEN ESİNLENEN PAPILLON'UN ORJİNALI 1973 DE YAPILMIŞTI. İLK VERSİYONUNDA BAŞROLLERDE STEVE MCQUEEN VE DUSTIN HOFFMAN OYNADI. Papillon' un konusu: Haksız yere cinayetten hüküm giymiş olan Henri 'Papillon' Charriere, küçük suçlara...

ANON

Anon, yakın bir gelecekte gizliliğin, anonim kimliğin kaldırdıldığı bir dünya. Vatandaşların kendi gözünden gördüğü tüm hatıralar kaydedilir ve suç neredeyse ortadan kalkar. Fakat sistem bir anonim

STALKER

Stalker’in konusu; İsimsiz bir ülkede, Sıfır Bölgesi adı verilen bir alan vardır. Görünüşe göre, uzaylılar tarafından iskan edilmiş ve içinde, arzuların gerçeğe dönüştürüldüğüne inanılan bir  Oda bulunmaktadır.

RED BEARD

Red Beard Orjinal ismi Akahige, Akira Kurosawa‘ nın 1965 yılında yönettiği, yönetmenin son siyah beyaz filmidir. Yönetmenin eserleri arasındaki zirve noktası sayılan bu film; 19 ncu Yüzyıl Japonya’sındaki bir klinikte geçiyor.

YENGEÇ SEPETİ

Sepetteki yengeçler olarak da bilinen Yengeç zihniyeti, “Eğer ben yapamıyorsam, sen de yapamassın” ifadesiyle en yalın şekilde tanımlanmış bir düşünce şeklidir. Aslında bu metafor, yengeçlerin bir kovaya

IL DECAMERON

Il Decameron, Boccaccio’nun 1349-1353 yılları arasında yazdığı başyapıtı Decameron on gün boyunca anlatılan yüz öyküden oluşur. Günde on öykü anlatılır. Her günü bir kral ya da kraliçe yönetir. Yazar Decameron’un önsözünde

SEVEN SAMURAI

Türkçe isminin neden kanlı pirinç olarak çevirildiğini anlayamadığım bu film aslında 7 samurayın hayatını konu etmesi açısından bence yedi samuray olması daha isabetli olurmuş. Belki de zamanın Türk filmlerindeki ağır

CAPHARNAUM

Capharnaüm kelime olarak Fransızca’da karışıklık anlamına gelen filmin konusu: Kimlikleri ve her hangi bir vatandaşlığı bulunmayan Suriyeli mülteci bir ailenin Lübnan’da yaşadıkları dram. Bu hikayeye bağlı bir kaç hikayede paralelinde anlatılıyor. Hizmetçilik yapan afrika kökenli bir

BEN DE BİR YERDE AMATÖR OLARAK BAŞLIYORUM.

SANAT DEDİĞİMİZ ŞEY BENİ NEREYE GÖTÜRÜR BİLEMİYORUM.

Sanatla alakalı yazıları yazacağım bölüm diye yeşillendirdim. Sanatsal geyiklerin yanı sıra izlediğim, okuduğum, gördüğüm, hissettiğim sanatsal ya da sanatsallıktan uzak olan şeyleri paylaşmayı düşündüğüm bu sayfada, kimi zaman beğendiğim bir film, kitap, resim, yada müzik hakkında kendi düşüncelerime dayalı amatörce mavralar yazmayı planlamaktayım. Eğer her şey iyi gider vakit bulabilirsem, elimden geldiğince bir şeyler karalamaya çalışacağım. Ralph babanın dediği gibi bende bir yerde amatör başlıyorum. Sonunu getirebilir miyim bilmiyorum. En azından başlamak bitirmenin yarısıdır diye ümit ediyorum. 

“DÜNYA AYDINLIK OLSAYDI SANAT OLMAZDI.” DİYOR ALBERT CAMUS ABİM

ACABA DÜNYA DÜŞÜNDÜĞÜMÜZDEN DAHA MI KARANLIK SANATÇILAR İÇİN 

Dünyanın sanatla ne kadar aydınlandığı da ayrı bir tartışma konusu olabilirdi. Lakin sanatın aydınlattığı dünyanın karanlığımı yoksa kendi ruhumuzun karanlıkları mı bunu düşününce kimi zaman yapılan eserlerin tamamen dehşet ve korkudan beslendiğini ve buna insan doyumsuzluğunu da kattığımda aklıma; Romalıların yaşamak için değil yemek için yaşadığı paradigması geliyor. Sürekli bir hedonist tavırlarla her şeyi tüketmek ve sürekli bir haz içerisinde kaybolmak ve ölümün nefesini ensede hissetmektense, tamamen ölümü görmezden gelmek için tüm duyularını uyuşturmak gibi, sanat dediğimiz olguda bizi o kendine has etkisiyle uyuşturuyor mu yoksa biz mi sanatın içinde kaybolmak istiyoruz.

ÜNLÜ RUS RESSAM KARL PARLOVİÇ BRIULLOV’ UN DA DEDİĞİ GİBİ

SANAT İŞTE O KÜÇÜCÜK NOKTANIN KONDUĞU YERDE BAŞLAR.

Büyük Rus ressamı Brullof öğrencilerinden birinin çalışmalarını incelerken üzerinde küçük bir düzeltme yapmış. Öğrenci, bu düzeltmeyle büsbütün değişen resme büyük bir beğeniyle bakmış, sonra da, – Siz bir noktaya dokundunuz, eser bir anda ne kadar da değişti, demiş. Brullof, bunun üzerine şu yanıtı vermiş: -Sanat, o küçük noktanın konduğu yerde başlar! İşte sanatçının sanata bakış açısı da henüz sanatçı olamayanların kaçırdığı ayrıntıda gizlidir. Sanatçı için her ayrıntının bir anlamı vardır. Onun için kusursuza giden yolda her bir detayın eseri eşsiz yapması için parmaklarından dökülmesi uzun yıllar çalışmanın verdiği tecrübeden kaynaklanmaktadır.

SANAT DEMİŞKEN ÜNLÜ YÖNETMEN PIER PAOLO PASOLINI’Yİ HATIRLADIM.

İLK SEYRETTİĞİM FİLMİ IL DECAMERON, BENİ GERÇEKTEN ETKİLEMİŞTİ.

İtalyanların asi yönetmeni, sıra dışı hayatı ve sıra dışı ölümü yanısıra konularıyla birbirinden enteresan unutulmayacak filmlere imza atmıştır.  Özellikle kilise ve faşizm karşıtı görüşleri tüm filmlerine yansımış olasada bir çok filmlerinde kilise temalarını ironik bir şekilde kullananan yönetmen, kitabında şöyle yazıyor: Papalık ederken sen, binlerce kişi, ahırlarda bok içinde yüzdü gözlerinin önünde. Bilirsin, kötülük etmek değil günah işlemek: Asıl günah, iyilik etmemek. Ne iyilikler edebilirdin! Hiçbirini etmedin: Gelmiş geçmiş en büyük günahkâr sensin. “Gramsci’nin Külleri”  -Pier Paolo Pasolini… Bu arada unutmadan söylemeliyim ki filmleri genel anlamda çıplaklık ve rahatsız edici sahneler içersede kendinden yıllar sonrası için bile adından söz ettiren işler bırakmış bir yönetmendir. Filmlerinin arasında benim favorim Il Decameron‘dur.  

 

Her sanatçı bir zamanlar amatör olarak başlamıştır.

Ralph Waldo Emerson

ads

RASHOMON

RASHOMON

filminin konusu: Biri oduncu, diğeri Budist Rahibi sonuncusu da Katil olan üç adam bardaktan boşanırcasına yağan yağmurdan kaçarak, bir şehir kapısı “Roshomon” nın altına sığınırlar ve burada cinayet ve ırza geçme

PHILOSOPHY OF A KNIFE

PHILOSOPHY OF A KNIFE

Tüylerinizi diken diken edecek film belgesel karışımı philosophy-of-a-knife tarihi bir olay olan ünlü Japon 731. Birim hakkındadır.

PAPILLON

PAPILLON

Sanat0 Comments GERÇEK  BİR HİKAYEDEN ESİNLENEN PAPILLON'UN ORJİNALI 1973 DE YAPILMIŞTI. İLK VERSİYONUNDA BAŞROLLERDE STEVE MCQUEEN VE DUSTIN HOFFMAN OYNADI. Papillon' un konusu: Haksız yere cinayetten hüküm giymiş olan Henri 'Papillon' Charriere, küçük suçlara...

ANON

ANON

Anon, yakın bir gelecekte gizliliğin, anonim kimliğin kaldırdıldığı bir dünya. Vatandaşların kendi gözünden gördüğü tüm hatıralar kaydedilir ve suç neredeyse ortadan kalkar. Fakat sistem bir anonim

Ars Artis Gratia

“Sanat, sanat içindir.” Tabi buna karşı antitez olarak; “Sanat insan içindir.” ortaya çıkıyor. Bu iç içe paradoksal bir durum. Bir nebze tavuk ve yumurta paradoksunu hatırlatıyor. Bence sanatı kimin yaptığına bağlı olarak içinde yaşadığı dönemde, sanattan sayılmayan şeyleri bile, zamanından çok sonra sanat sayan toplumlar ve bilirkişiler yaşıyor dünyamızda. Yani birinin çöpü bir başkasının hazinesi olabiliyor…

Rashomon Afiş

RASHOMON

filminin konusu: Biri oduncu, diğeri Budist Rahibi sonuncusu da Katil olan üç adam bardaktan boşanırcasına yağan yağmurdan kaçarak, bir şehir kapısı “Roshomon” nın altına sığınırlar ve burada cinayet ve ırza geçme

PHILOSOPHY OF A KNIFE

Tüylerinizi diken diken edecek film belgesel karışımı philosophy-of-a-knife tarihi bir olay olan ünlü Japon 731. Birim hakkındadır.

PAPILLON

Sinema0 Comments GERÇEK  BİR HİKAYEDEN ESİNLENEN PAPILLON'UN ORJİNALI 1973 DE YAPILMIŞTI. İLK VERSİYONUNDA BAŞROLLERDE STEVE MCQUEEN VE DUSTIN HOFFMAN OYNADI. Papillon' un konusu: Haksız yere cinayetten hüküm giymiş olan Henri 'Papillon' Charriere, küçük suçlara...

ANON

Anon, yakın bir gelecekte gizliliğin, anonim kimliğin kaldırdıldığı bir dünya. Vatandaşların kendi gözünden gördüğü tüm hatıralar kaydedilir ve suç neredeyse ortadan kalkar. Fakat sistem bir anonim

STALKER

Stalker’in konusu; İsimsiz bir ülkede, Sıfır Bölgesi adı verilen bir alan vardır. Görünüşe göre, uzaylılar tarafından iskan edilmiş ve içinde, arzuların gerçeğe dönüştürüldüğüne inanılan bir  Oda bulunmaktadır.

RED BEARD

Red Beard Orjinal ismi Akahige, Akira Kurosawa‘ nın 1965 yılında yönettiği, yönetmenin son siyah beyaz filmidir. Yönetmenin eserleri arasındaki zirve noktası sayılan bu film; 19 ncu Yüzyıl Japonya’sındaki bir klinikte geçiyor.

IL DECAMERON

Il Decameron, Boccaccio’nun 1349-1353 yılları arasında yazdığı başyapıtı Decameron on gün boyunca anlatılan yüz öyküden oluşur. Günde on öykü anlatılır. Her günü bir kral ya da kraliçe yönetir. Yazar Decameron’un önsözünde

SEVEN SAMURAI

Türkçe isminin neden kanlı pirinç olarak çevirildiğini anlayamadığım bu film aslında 7 samurayın hayatını konu etmesi açısından bence yedi samuray olması daha isabetli olurmuş. Belki de zamanın Türk filmlerindeki ağır

CAPHARNAUM

Capharnaüm kelime olarak Fransızca’da karışıklık anlamına gelen filmin konusu: Kimlikleri ve her hangi bir vatandaşlığı bulunmayan Suriyeli mülteci bir ailenin Lübnan’da yaşadıkları dram. Bu hikayeye bağlı bir kaç hikayede paralelinde anlatılıyor. Hizmetçilik yapan afrika kökenli bir

HVA VIL FOLK SI

Sinema0 Comments HVA VIL FOLK SI : BİZİM DEYİMİMİZLE  "ELALEM NE DER?" MANTIĞI NORVEÇ'TE YAŞAYAN PAKİSTANLI GENÇ BİR KIZIN DRAMINI ANLATIYOR. Orjinal ismi Hva vil folk si olan What Will People Say filminin konusu Norveç'te yaşayan Pakistanlı bir ailenin kızı olan...

YENGEÇ SEPETİ

Sepetteki yengeçler olarak da bilinen Yengeç zihniyeti, “Eğer ben yapamıyorsam, sen de yapamassın” ifadesiyle en yalın şekilde tanımlanmış bir düşünce şeklidir. Aslında bu metafor, yengeçlerin bir kovaya

EN ÇOK SATILAN 10 MÜZİK ALBÜMÜ

Michael Jackson’s Thriller ya da Thriller, Michael Jackson’ın aynı isimli şarkısına 2 Aralık 1983’te çekilen kısa film, müzikal şeklindeki video klip. Kısa filmin yönetmeni John Landis aynı zamanda Michael Jackson ile filmin senaryosunu

Pin It on Pinterest

Shares
Share This