Your SEO optimized title page contents

ONE FLEW OVER THE CUCKOO’S NEST – GUGUK KUŞU 1975

Yönetmenlik koltuğuna Çekoslavayaklı yönetmen Milos Forman’ın oturduğu başrolünü duayen aktör Jack Nicholson’ un  oynadığı 1975 yılı filmin hikayesi, Ken Kesey’in Guguk Kuşu romanından beyaz perdeye aktarılmıştır. 1976 yılında 9 dalda Oscar’a aday gösterilen film, En iyi erkek oyuncu Jack Nicholson; en iyi kadın oyuncu Louise Fletcher; en iyi yönetmen Milos Forman; en iyi film ve en iyi uyarlama dallarında oscar almış, en iyi müzik; en iyi yardımcı erkek oyuncu Brad Dourif; en iyi görüntü; en iyi kurgu dallarında ise sadece aday olmuştur.

Hikayesine gelecek olursak R. P. McMurphy karakterini canlandıran Jack Nicholson kabarık bir suç geçmişine sahip olan bir mahkûmdur. Hapishanedeki verilen ağır işlerden kaçmak için deli numarası yaparak kendini güvenlik önlemleri daha düşük bir akıl hastanesine sevkettirir.  Burada da rahat durmayan  McMurphy (Jack Nicholson) rahat ve umursamaz tavırlarıyla bir yandan kaçma planları yaparken diğer yandan diğer hastaları manüple ederek, baskıcı Hemşire Mildred Ratched’e karşı isyankâr bir duruş sergilemek için bir araya getirmeye çalışır.

Böyle düşük bütçeli bir filmde belirlenmiş maaş yerine Jack Nicholson kazançtan yüzdelik pay istiyor. Film piyasaya sürülünce büyük bir kazanç sağlıyor. Balık tutma sahnesinde Jack Nicholson hariç tüm film ekibini deniz tutuyor. Bu da çekimleri 1 Hafta uzatıyor. Yazar Ken Kesey bu hikayeyi Kaliforniya’daki Menlo Park’taki Askeri İdare Hastanesi’nde ki deneyimleriyle oluşturur. Bu filmin kastındaki ilk aktör Danny DeVito’dur. Filmin haklarını Kirk Douglas satın aldı. Yönetmen ve  Kirk Douglas bu filmdeki McMurphy rolü için Burt Reynold’u istiyorlar ama stüdyo bunu kabul etmeyerek film eleştirmenlerinin  daha çok gözönünde olan bir aktörü  seçmelerini önerince sahneye  Jack Nicholson çıkıyor.

Filmin yapımcısı ve haklarının sahibi olan Michael Douglas babası Kirk Douglas’ın sinemaya hep uyarlamak istediği bu filmde babasına rol vermediği için babası ile araları açılmıştır. Babasının bu film için yaşlı olmasından kaynaklanan bir durumdur. Film, Metallica’nın ünlü şarkılarından Welcome Home (Sanitarium) için esin kaynağı olmuştur.

Son söz olarak filmin dramatik yapısı haricinde derin anlamlar içerdiğini düşünüyorum. İnsanın kendi dışında bulunan hapishanesinden çok gerçek hapishanesinin yine kendi kafasının içinde olduğu ve ancak bedenden ayrılan ruhla özgürlüğe kavaşabileceği gibi bir çok sahnesindede gerçek hapishanenin dışına yine beynini kullanarak ve parmaklıkları görmezden gelerek yapan ünlü oyuncu bence bu filmde kariyerinin en iyi zamanlarından birini yapmıştır. Kesinlikle seyredilmesi gereken bir filmdir. İyi seyirler…

Mail Listemize Üye Olmak İstermisiniz?

Mail Listemize Üye Olmak İstermisiniz?

İçeriklerimizden haberdar olmak için mail listemize üye olabilirsiniz.

You have Successfully Subscribed!

Pin It on Pinterest

Shares
Share This