Your SEO optimized title page contents

İZLEMENİZ GEREKEN 10 KÜLT FİLM

1971 Yapımı Stanley Kubrick imzalı bu film sizi tam anlamıyla geçmişe, Londra sokaklarının o puslu bohem hayatına götürecektir. Kesinlikle her film severin hayatında bir kere izlemesini gerektirecek bir filmdir. Anthony Borges’in kitabının aynı isimli romanından filmleştirilmiştir. Her ne kadar kitabın tümünü tam anlamıyla filme aktaramamış olsada, Stanley Kubrick’i yönetmenlikte çok farklı bir yere taşımıştır. Aynı zaman da filmde Malcolm McDowell gibi ünlü bir aktörün gençliğinide görmüş oluyoruz. Konusu  Londra’da çete lideri olan Alex’in çetedeki diğer arkadaşları tarafından ihenete uğraması sonucu hayatının değişmesini konu alıyor… Aslında film insan nefsinin doğru ve yanlış arasındaki tercihininin özgürlüğü hakkındadır. İyi seyirler… 

Yapım Yılı: 1971

Yönetmen: Stanley Kubrick

Japon sinemasının en büyük üstadı dersek hata etmiş olmayız. Evet kimden bahsettiğimizi anlamışsınızdır: Akira Kurosawa, 1950 yapımı Rashomon adlı sinema şaheseri ile karşımızda. Kimileri siyah beyaz film seyretmekten haz almaz. Dolayısıyla bu film onlar için sıkıcı ve anlaşılmaz olabilir. Çok derin işlenen konusuyla bir çok ödül alan insan psikolojisinin derinine inen, aynı zamanda bir olayın bir çok perspektifi olabileciğinin de bir yansıması olan bu filmi listeme eklememin en büyük sebebi de budur. Anlatımın en yalın haliyle çok yüksek bütçeler harcanmadan film yapılabiliyormuş.

Yapım Yılı: 1950

Yönetmen: Akira Kurosawa

Stalker, ünlü Sovyet yönetmen Andrei Tarkovsky’nin bilim kurgu ve felsefik dramı harmanladığı filmidir. Bir bilimkurgu filmi izlemek istiyorsanız, sizi farklı dünyalara götürmesini hayal ediyorsunuz demektir. Teknolojik bilimkurgudan daha çok sürreal öğeler ön planda olduğu filmde. Ayrıca bilimkurgunun yanında dram içeren felsefik taraflarıda vardır. Her izleyiciye hitap etmeyen bir film olsada, sinema sever, belli bir bilinç düzeyinin üstündeki her izleyicinin kesinlikle izlemesi gereken filmlerden biridir. İçerisinde ki yalnızlık ve insanı sorgulayan felsefik yanları kesinlikle etkileyici ve egzantiriktir.

Yapım Yılı: 1979

Yönetmen: Andrei Tarkovsky

Pulp Fiction

Tarantino’nun belkide en çok konuşulan ve tamamen klişlerden oluşan ilk filmlerinden biridir. Ayrıca bu filmle beraber Jhon Travolta’nın yıldızı tekrar parlamıştır. Bu yıl özellikle sinema sektörünün en iyi yılıdır diyebilirim. Malum bir çok iyi film bu yılda sinemaya çıkmıştır. Filmin kadrosu gerçekten etkilyecidir. Samuel L Jackson, Bruce Willis, Harvey  Keitel, Ving Rhames, Uma Thurman gibi oyuncularında tekrar yaşama döndürmüş ve sonrasında bir çok filmlerde oynamalarını sağlamıştır. Ayrıca hikayesi aslında sıradan gibi görünen ama pekte sıradan olmayan bir kaç kesitin iç içe girmesinden oluşur. 

Yapım Yılı: 1994

Yönetmen: Quentin Tarantino

The Decameron

Boccaccio’un aynı adlı eseri Il Decameron’dan beyaz perdeye aktarılan filmi, ünlü yönetmen Pier Paolo Pasolini tarafından çekilmiştir. Oyuncuların ve figüranların oyuncu olmaması filmi daha inandırıcı yapmış olsada belkide tüm zamanların en garip filmlerden biridir. Döneminin insanlarının bireysel ya da sosyal toplum psikolojisini de irdeleyen, üzerine hikayelerini anlatan yazar. Benim listeme girmesindeki en önemli yanı insanların en şedit ve berbat yanlarını ince bir mizah diliyle hicvetmesinden kaynaklanıyor. Eski filmlerden hazetmeyenlerin ve içinde barındırdığı çıplaklık sahnelerinden rahatsız olabilecek izleyicilerin seyretmemeleri yararına olur.

Yapım Yılı: 1971

Yönetmen: Pier Paolo Pasolini

The Shawsank Redemption

Ünlü korku ve gerilim romanları yazarı Stephen King’in Kuşku Mevsimi adlı romanından beyaz perdeye aktarımıştır. Yönetmenliğini Frank Darabont yapmıştır. Esasında romanda ki 4 hikayeden biridir. Beni derinden etkileyen bir roman olmuştu o yıllarda, bu hikayenin film olabileceği hayalini kurmuştum ve sonunda da olmuştu. Konusu işlemediği bir suçtan hapse düşen bir borsacının hikayesini anlatıyordu. Gerçekten o yıllarda izlediğim en güzel filmdi ve hala da öyledir diyebilirim. Morgan Freeman ve Tim Robins gerçekten iyi iş çıkarmışlar. Açık ara IMDB’de en iyi film seçilmiştir. Ara sıra God Father filmiyle sıralamada kapışsada bence en muhteşem filmdir. Kesinlikle izlemelisiniz.

Yapım Yılı: 1994

Yönetmen: Frank Darabont

The Taxi Driver

Ünlü yönetmen Martin Scorsese’nin unutulmaz klasiği, başrolde İtalyan asıllı duayen aktör Robert De Niro ve o unutulmaz repliği “Are you Talking to Me?” zihinlerimize kazınmış durumdadır. The God Father 2’de rol alıp yıldızı parlayan De Niro bu filmde bulunduğu yeri iyice sağlamlaştırmış ve sayılı oyuncuların arasında girmiştir. Taxi Driver konusu: Vietnam’da savaşmış eski bir asker olan Travis Bickle Newyorkta yaşamakta ve insomnia denilen uyku problemi çekmektedir. Hayatının çoğunu ya sinemada porno izlemekle ya da düşünmekle geçirmektedir. Tabi bu arada tsksicilik yapmaktadır. Gerisini anlatmak biraz spoylere gireceğinden kesinlikle izlenmesi gereken bir film der, iyi seyirler dilerim.

Yapım Yılı: 1976

Yönetmen: Martin Scorsese

La Dolce Vita

Gazeteci Marcello Rubini zengin ve şöhretli İtalyan aristokrasisine dair söylentilerin yayınlanacağı bir köşede yazması için Roma’da çalıştığı gazete tarafından görevlendirilir. Marcello, bir partiden diğerine geçmekte, bu esnada da sosyetenin en güzel, en ilginç insanlarıyla tanışmaktadır. Bu başlardan tatlı görünen hayat, zamanla Marcello’yu daha yalnız, daha ucuz bir insan haline getirir. Bol içki ve dansla kapattığı geceler Marcello’yu hem bedenen hem de zihnen yavaş yavaş yok etmektedir. Derin felsefik yanından bahsetmek gerekirse, aslında kadın erkek ilişkilerinin zengin aristokratların fantazi dünyalarındaki durumlarından bahseder. Hiç bir şeyin yetmediği ama yinede arzu etmekten vaz geçmeyen insanın hayatının bir yandan eriyişi… İyi seyirler…

Yapım Yılı: 1960

Yönetmen: Federico Fellini

The God Father II

Mario Puzzo Romanından unutulmaz bir eser. Yönetmenliğini Francis Ford Coppola’nın yaptığı üçlemedir. Ama en çok beğenilen tabiki Al Pacino ve Robert DeNiro’nun oynadığı 2 nci bölümdür. Efsane bir trio olan bu film zamanının en iyi yapımlarından biridir. Türkçeye Baba olarak çevrilmiştir. Tabi bu Baba biraz farklı bir babadır. Kastedilen mafya babasıdır. Konusuda isminden anlaşılacağı gibi Amerika’da yaşayan İtalyan mafya ailelerinin aralarındaki ticaret, hesaplaşma ve ihanetleri anlatır. Serinin ilki Marlon Brando ile büyük yankı uyandırmış dolayısıyla bu bölümünde büyük ses getireceği biliniyordu. Serinin ilk filminden 2 yıl sonra 2 nciside böylelikle yine Francis Ford Coppola tarafından çekilmiştir. İyi seyirler…

Yapım Yılı: 1974

Yönetmen: Francis Ford Coppola

Il buono, Il brutto, Il cattivo

İtalyanca’dan  dilimize İyi Kötü Çirkin olarak geçmiş belli bir yıldan önce doğduysanız kesinlikle bu spagetti western filmini biliyorsunuzdur. Ünlü İtalyan yönetmen Sergio Leone tarafından çekilmiş. Başrolünde Clint Eastwood oynamıştır. Film İtalyan İspanyol ve Doğu Almanya ortak yapımı olmasına rağmen Amerika’lı aktörlerin oynatılması filmi daha gerçekçi göstermiştir. Yılların eskitemediği bir film olan “İyi kötü çirkin” bence kült filmlerin arasına girer. Eğer western komedi seviyorsanız kesinlikle izlemeye değer. Eğer sıkı bir Quentin Tarantino hayranıysanız ünlü yönetmenin etkilendiği klişe kısımlarıda göreceksiniz. İyi Seyirler…

Yapım Yılı: 1966

Yönetmen: Sergio Leone

FİLM

UNUTULMAYACAK KÜLT FİLMLER

Bu filmler kaçmaz

Mail Listemize Üye Olmak İstermisiniz?

Mail Listemize Üye Olmak İstermisiniz?

İçeriklerimizden haberdar olmak için mail listemize üye olabilirsiniz.

You have Successfully Subscribed!

Pin It on Pinterest

Shares
Share This