Bir Sayfa Seçin

ERGENLERİN SİNEMA ANLAYIŞI

Nis 28, 2021 | Gündem

Yıllardır film seyreden biri olarak azda olsa sinefil olduğumu düşünüyorum. Tabi bunun çok film seyretmekle alakası yok. Asıl mesele ne seyredeceğini bilmekle ve ne seyrettiğinin farkında olmakla alakalı. Teknolojinin de gelişmesiyle tüketim çılgınlığının sinema sektörünü de etkilememesi düşünülemezdi. Sinemanın Lumiere Kardeşler tarafından icadına kadar gitmeyeceğim elbette ama sinemanın, yani bu eğlence sektörünün de en kötü yanı; kimseye yaranamamaktır. Yapılan her gösteri her kesi mutlu edemez. Zira kimi zaman yapılan filmlerin kimsenin mutluluğu için yapılmadığı sadece yönetmenin kendi istek ve arzuları için yapıldığı ayan beyan ortadayken şikayet etmenin bir manası yoktur. Zaten adamın da sizi umursayacağını düşünmüyorum. Tam da bu yüzden sinema denilen şey bir eğlendirme sektörüdür. Dolayısıyla böylesi bir gösteri dünyasının hedeflediği şeyde paradır. Tabi yönetmen iyice kafayı kırıp, kimsenin anlamadığı sanat filmleri çekeceğim diye tutturmadıysa, tabi bu tip projelerin hayata geçirilmesi içinse ya bir devlet desteği ya da parasını sokağa atacak kadar kafayı yemiş zengin bir yapımcıya ihtiyaç vardır. Her film kendi hikayesi, kurgusu, tekniği, bütçesi ve ekibiyle şekillenir. Yani profesyonel anlamda bir filmin çekiminden, sinemaya gelene kadar geçirdiği süre azımsanmayacak bir düzeydedir. Ama bizim memleketin çok bilmiş ergenleri kendilerince çakma film sitelerinde, zaten bedava olarak izledikleri filmlere tek kelimelik dağarcıklarıyla; çok kötü olmuş, bu ne biçim film, zamanınıza yazık gibi çemkirmeli yorumlar yazmaktadır. Aslında onlar çok önemli otörlerdir. Bir filme kötü yorum yapmış ve eleştirmişlerse o film izlenmez. Aleyna Tilki dinleyen bir kitleye de klasik müziği anlatamazsınız. Zaten anlatmanızda abesle iştigaldir.

Öncelikle bir filmin yapılmasındaki meşakkatten bahsetmek lazım. Bir filmin ilk ihtiyaç duyduğu şey yapımcıdır dolayısıyla bütçedir. Yani para işini halletmek gerekir. Sonrasında bir senaryo, o senaryoyu çekecek yönetmen, filmde oynayacak oyuncular, film setinin kurulacağı lokasyonların ayarlanması, film ekibinin yani makyajcısı, sesçisi, ışıkçısı, kameramanı olsun hazır bulunması, tüm bunların teknik ekipmanları ve filmin başından son gününe kadar her gün aynı ekibin bir araya gelip bir uyum içinde çalışması. Her şeyi hızlı tüketmeye alışkanlık haline getirmiş toplumun ergenlerine göre verilen emeğin bir değeri yoktur. Onların kafasında ki mantalite; en iyi filmlerin aksiyon yada içi boş komedi filmleri olması, bunun yanısıra en yüksek kalitede bilgisayar efektiyle yapılanlar şaheser olmaktadır.

Cahillik çok farklı bir şey en çokta bizim ergenlere yakışıyor. Neyi bilmediğini bile bilmedikleri için atıp tutuyor. Her konu hakkında bir yorum yapıyorlar. Ama yorum aslında yorum değil neyi sevip sevmediği ile alakalı. Bir şeyi beğenmiyorsa o nu global olarak kötü ilan ederken, abartıp beğendiği bir şeyi global bir şekilde övüyor. Sanki tüm dünya etrafında dönüyormuş gibi. Cahillik kalıcı bir şey değil bunu biraz okuma ve biraz gözlemle aslında minimum düzeye indirebilecekken, bunda ısrar etmenin nedeni aslında öğrenecek bir şeyi olmadığını düşünmekten ileri geliyor. Gelişmek yerine mağarasında ki fikirlere takılıp kalmayı seçiyor. Biz yine onun bu durumuna saygı gösterebiliriz. Yeter ki her konuda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmasın.

Bir de Pandeminin hayatımıza girmesiyle zaten yerlerde dolaşan eğitim daha da bir pespaye haline gelmiştir. Bu sistemin ürettiği gençlik tabi ben genellemek istemiyorum ama  gelecekten ümitsiz, kısa yoldan köşe dönmek için fırsat kollayan, tik tok güruhu olarak tahayyül ediyorum. Bunun yanısıra elbette ki  cevher niteliğinde olan gençlerimizde var. Onları bu yazdıklarımdan münezzeh tutuyorum. Ama böyle bir gerçeklikte var. Bu durumu da göz ardı edemiyorum. Bir filmin oluşmasında ciddi emek vardır dolayısıyla hiç bir bedel ödemeden yattığın yerden film eleştirmeni kesilmenin bir manası yoktur. Biraz kendimizi geliştirmemiz lazım. Uslu durursanız belki bir gün sizde şirinleri görebilirsiniz.

Neşflix izleyin!

Sinemanın değişik platformlar aracılığıyla artık evlerimize girmesiyle film ve özellikle dizi toplumu haline geldik. Bunun sonucu birazda Batı kültürünün, Doğu toplumlarını yıllardır bu tip yayınlarla domine etmesiyle yeni kuşak bağlarından koparak, kimliksizleşmeyi marjinalizm sandı. Bunun için birilerini suçlamaya gerek yok. Bir yandan aileden gelen kodlarla muhafazakar, diğer yandan özgür toplum algısı ve kolay ulaşılır teknolojinin vermiş olduğu rehavet. Bunu da yıllarca izlenen Türk ve yabancı dizilerden görüyoruz. Sürekli bir zengin kız fakir erkek ya da tersi olan dram dizileri pompalandı bu gençlerin dimağlarına. Milenyum devri dedikleri 1990 – 2000 yılı ve sonrası dünyaya gelen jenerasyon bu etkiyle bu günlere geldiler. Bunların yanısıra kişi başı düşen gelir miktarının azalmasıyla refah seviyesinin düşmesi sonucu bu jenerasyon kolay para kazanabilecekleri sektörlere hatta aslında sektör bile olmayan youtube, twitch, instagram, gibi mecralara yöneldiler. Elbet teki kaliteli içerik yapanlarda var ama biz bundan bahsetmiyoruz. Asıl mevzu kolay ulaşılabilirlik kolay tüketmeyi beraberinde getirdiği gibi kendini Otör “Author” sanan bazı tiplemelerin yapılan işten zerre anlamadığı halde kendince kendini bir yerlere oturtması. İllaki her yapılan iş beğenilmek zorunda değildir. Ama sizin onu beğenip beğenmemeniz onun değerini düşüren ya da yükselten bir etmen değildir. Siz Neşflixinizi izleyip mutlu olunuz bu size yeter…

Alakalı Makaleler

Alakalı

YENİ BİR İŞ KURMAK

YENİ BİR İŞ KURMAK

Yeni Bir İş Kurmak için hangi sektörden başlayacağını şaşırmış bir milletin efradıyız.

BLOG’A  BAŞLARKEN

BLOG’A BAŞLARKEN

Eğer yapmak istediğini ya da olmasını umduğunu düşünmeye devam edersen, onu yapmazsın ve gerçekleşmez.

Pin It on Pinterest

Shares
Share This